|
El sanatları ve pazar yeri
Datça’nın en değerli el sanatı iğne oyasıdır. İğne oyası yapımında kullanılan has ipek evlerde ipek böceği yetiştirilip ipeğin istenildiği gibi bükülerek pişirilmesiyle elde edilir. Bu ipek ipliklerden iğne ile motifler elde edilir veya büyük eşya örtüleri yapılır. İğne oyası bu örtüleri Cumartesi günleri kurulan Pazar yerinden, butiklerden ve hediyelik eşya satan dükkanlardan satın alabileceğiniz gibi ilçe merkezine 3-5 km. uzaklıktaki köylerdeki evlerden de alabilirsiniz.
Datça Sındı köyünde Kaymakamlık tarafından kursla desteklenen kilimcilik ilgi görüyor.
Eski Datça Mahallesinde 1940 yapımı eski okul binası, Kaymakamlık tarafından restore edilmiş ve El sanatları Merkezi’ne dönüştürülmüş. Merkezde Datça’lı kadınların el emekleriyle üretilen kilim, dokuma ve oya işlemeler butiklerde, pazar yerlerinde satılıyor.
Su sporları ve dalış merkezleri
Gebekum’a ve Periliköşk’e gittiğinizde sörf yapabilirsiniz. Periliköşk’te Yelken şansınız da bulunmakta.
Datça’da dalış kulüplerinden biri şehir merkezinde, diğeri Datça Aktur’dadır. Dalış yapmak isteyenler bu iki merkezden birini tercih edebilirler. Bunların yanı sıra Özbel mevkiindeki Villa Datça’nın su sporları etkinliklerinden de yararlanabilirsiniz.
Bar-Eğlence
Canlı müzik dinlemek isteyenler yat limanına bakan Gitanes, Nabis, Bistro ve Yeşim Bar’larda canlı müzik keyfine varabilirler.
Yeme-İçme
Datça’nın geleneksel sayılabilecek yemekleri arasında keşkek ön sıradadır. Yaprak sarma, kısır geleneksel düğün sofralarında yerini alır mutlaka. İlginç adlarıyla Datça otlarıyla yapılan çaylar arasına Elmasçık, Harpız, Garağan, Sepsuyu, Isırgan sayılabilir.
Sofraların olmazsa olmazı ise ünlü Datça bademiyle yapılan bademli incirdir.
Datça Bademi
Türkiye’nin en güzel ve lezzetli bademi Datça’da yetişir. Nurlu’su, ak’ı, kababağ’ı, dedebağ’ı, sıra’sı ve diş’iyle çeşit çeşittir. En kalitelisi nurlu, en kolay yeneni ise kabuğu ince, dişle kırılabileni dişli bademdir. Badem’in dış kabukları yeşil ve taze iken yenilenine Çağla denir. Şubat-Nisan arası çıkar. Meyhanelerde gezgin satıcıların tepsiler içinde buza yatırarak sattıkları iç badem Mayıs-Haziran aylarında içi olgunlaşmış bedemin kabuğundan çıkarılmasıyla elde edilir. Temmuz-Ağustos aylarında ağacında dış kabukları açıldıktan sonra toplanan, güneşte kurutulup kabuklarıyla ya da kırılarak içi satılana da badem ya da kuru badem denir.
Datçalılar kuru incirin içine bir ya da iki adet badem koyup fırınlıyor, adına bademli incir diyorlar ya da balla karıştırarak kavanozlarda ballı badem diye de sürüyorlar pazara.
Etkinlik ve Festivaller
Doğa ve Dostluk Yürüyüşü: 15-22 nisan tarihlerinde, Çevre ve Turizm Derneği tarafından Akdeniz’den Ege’ye Dostluk Yürüyüşü yapılır. Yüzlerce Datçalı ve yabancı katılır bu yürüyüşe.
Datça Knidos Badem Festivali: Bademi ünlü olur da Badem Festivali olmaz mı Datça’nın?
Can Senligi: Ağustos ayının ikinci yarısında Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenir bu Festival etkinlikleri. her yıl ünlü bir şair anılır, “Can Yücel’in ekildiği” bu topraklarda.
Reşadiye’nin Keşkek Günü Haziran’da, Resim Şenliği Nisan ayının son haftasında, Bedemli Pilav günü ise Nisan ayı Turizm Haftası etkinlikleri içinde yapılır.
ÇEVRE TURLARI:
Datça çevresindeki koylara ve Knidos antik ören yerine karadan ve denizden teknelerle günübirlik turlar yapılıyor. Bu konuda seyahat acentalarından bilgi alabilirsiniz.
Mavi Bayraklı plajlar
Aktur Tatil Sitesi Plajı
Aktur Kamping Plajı
Karaincir Plajı
Hastane Altı Plajı
Billurkent Tatil Sitesi
Periliköşk Plajı
SALYANGOZ YEMEĞİ
Datça’da bir çok ilginç şey göreceğinizi söylemiştik. Bunlardan biri de yörede karavilla denilen salyangozlardan yapılan yemeğin yılda bir kaç kez şifa niyetine yenmesi. Salyangozların mart ayına doğru topraktan çıkıp canlanan bitkilere doğru yürümesi ile başlayan salyangoz mevsimi “üç yağmurlara” kadar sürüyor. Datça’lılar salyangoz yiyenin basur hastalığına yakalanmadığına, yakalanmış olanların da iyileştiğine inanıyorlar.
|
Hürriyet Gazetesi Seyahat Yazarı Reyhan Tüvi’nin kaleminden:
“BEN OLSAYDIM BUNLARI YAPARDIM
Datça'ya çiçekler açtığında gelmek
Balıkaşıran'da avukat Ziya Özalp'in mizah dolu hikayelerini okumak
Knidos fenerine tırmanmak
Ağustosta Can Şenliği'nde olmak
Kargı Koyu'nda mehtapta denize girmek
Datçalılar'ı yakından tanımak
Can Yücel'in mezarı başında bir şiir okumak, açık olduğunda Can Yücel Müzesi'ni gezmek
İlk yağmurlardan sonra toplanan salyangozları Datçalılar'la birlikte tatmak
Datça'nın Kızlan Köyü kahvesinde Nur'un elinden Türk kahvesi içmek
Gökova Körfezi koylarını karadan gezmek
Amazon Kamping'de kozalak ateşinde mısır patlatmak
Eski Datça'nın sokaklarında gezinmek. Muhtar Orhan'la kahvesinde sohbet etmek
Ovabükü'ndeki Agais Kamping'de dolunayda çakıl taşlarının üzerinde oturmak
Yazı Köy'de köylü kadınlarla badem kırmak
Datça'nın ıssız koylarında yüzmek”
|